Efsane konuşuyor
Efsane konuşuyor
Teknik adamlık kariyerine Kore'de devam eden Trabzonspor'un efsane kaptanı, eski hocası Şenol Güneş, FANATİK'e konuştu.
5.2.2008
Trabzonsporun kurtuluşu taraftarındadır. Kulübün değerini, başarısından çok kalitesi artırmıştır, yine öyle olmalıdır.
Sorun var, teşhis-tedavi yok. Asıl sıkıntı saha dışında. Trabzon eskiden dostları barıştırandı, şimdi ayıran taraf.
Kurumlar göreve gelmeden tartışılabilir. Ama işbaşı yapılınca artık Trabzonsporun bir değeridir, sahip çıkılmalıdır.
Şampiyonluklar yaşayan, efsane olarak anılan takımın kaptanı, unutulmaz kalecisiydi. Profesyonel futbol kariyerini noktaladıktan sonra da sporun içinde kalmayı seçti. Türkiyeyi dünya üçüncüsü yapıp adını bu alanda da tarihe yazdırdı, iki kez de Trabzonsporu çalıştırdı... Son Karadeniz macerasından sonra yurt dışına açılma kararı veren Şenol Güneş, soluğu çok uzaklarda, Güney Korenin Seul takımında aldı. Kamp için yine Türkiyeyi seçen Şenol Güneşi FANATİK buldu, herşeyi konuştu. İşte Trabzonspor özneli röportajın detayları...
Taraftarlara mesaj
Trabzon taraftarı aptal değil, herşeyi çok iyi görüyor. Bizler sembol olabiliriz ama asıl önemli olan taraftardır. Eskiden çok kaliteli bir taraftar vardı, tekrar aynı seviyeye çıkmak zorunda. Trabzonsporun değerini artıran başarısından çok kalitesiydi. Bu da taraftar olgunluğu, saha sonuçları, fair play olgusuyla gerçekleşir. Bunlar kaybedilmemeli. Eğer kombine sayısı artsın, bilgili-olgun seyirciler tribünde yerini alsın bakın kalite nasıl artıyor. Sonuçta altın çamura düşse de değeri eksilmez. Trabzonspor öyle bir markadır.
Trabzonspor yıpranır
Bu camiada 40 yılım geçti. Trabzonspor sorunu, başarı ve başarısızlılıkta arıyor. Oysa başarısızlıkta saha dışı etkenler var. Ancak teşhis ve tedavi öneren yok. Gelinen noktada Trabzonspor, dostları birbirinden ayırıyor. Eskiden ise birleştiren bir yapısı vardı. Bu üzücü. Eğer bir yerde iş yapılmıyorsa, hesabı elbette sorulmalı. Trabzonsporun teknik adamı veya yönetimi görev öncesi tartışılabilir, öyle de olmalı. Fakat göreve geldikten sonra artık o Trabzonsporun değeridir. Onu büyütmek, yardımcı olmak gerekir. Aksi halde yıpranan kişilerden çok Trabzonspor oluyor.
Aurelio oynamamalı
Türk Milli Takımında Türk oyuncusu olmalı. Yani Marconun oynaması doğru değil. Eğer oyuncu ailesi ile Türkiye de yaşamış, büyümüş ve TC vatandaşı ise sorun değil, oynasın. Ama ithali al, milli yap! Ben buna karşıyım. Hollandada, Fransada var. Çünkü onlar o ülkede doğmuş büyümüşler. Onların vatandaşı.
Askerlikten kaçmamalı
Profesyonel futbolcular en verimli zamanlarında askerlık sorunu ile karşı karşıya kalıyorlar. Bu konuda fazla bir şey söylemek bana düşmez, genelkurmayın bileceği birşeydir ama yurt dışına bu maksatla çıkmak hoş değil gibi duruyor. Bu tür kaçışlar kendimizi kandırmak içindir. Sezon sonu bitiminde ya da devre aralarında kısa dönem askerlik yaparak bu vatani görevlerini yerlerine getirebilirler.
Ya birinci ya da...
Fatih Terim ve oyuncularını kutluyorum. Zor da olsa 2008e gittiler. Bence grupta iki rakibimiz var; Portekiz ve İsviçre. Onlarla oynayacağımız maçlar üst seviyede geçecek, alınacak sonuçlar kaderimizi belirleyecektir. Ya birinci oluruz yola devam ederiz ya da sonuncu olarak turnuvaya veda ederiz diye düşünüyorum.
Ülkemiz bilgiye kapalı
Eskiden camilerde kutu veya kaseler vardı, para toplanırdı. İnsanlar içine para atarlardı fakir-fukaraya gitsin diye. Şimdi o torbanın içine el giriyor. Para atıyor mu belli değil, içinden aldığı bile oluyor. Türkiyede bir çok işte bu duruma geldik. Ülkemiz bilgiye kapalı. Birbirimize güvenmiyoruz ve şüpheci bakıyoruz. Bu huyumuzdan vazgeçmeliyiz. İnsanımıza güvenmeliyiz. Korede oyuncuya verilen her söz yerine getirilir. Bu teknik adamlar için de geçerlidir. Üstelik zamanında yerine getirilir, aksama olmaz. Türkiyede işler böyle yürümüyor.
I'VE BECOME SO NUMB I CAN FEEL YOU THREE
|